https://www.youtube.com/watch?v=Yz8qp553TYM
A.TARİH:
TÜRK ADI
“Türk” adının anlamı ile ilgili olarak çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Adları “Türk” sözcüğüne benzediği iddia edilen bazı toplulukların “Türk” milleti ile herhangi bir ilişkisi olmadığı bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur. Bu çalışmalara göre, “Türk” sözcüğü; “güç, kuvvet, güçlü, kuvvetli, cesur, türeli (kanun ve nizam sahibi) ve türeyen, çoğalan” anlamlarına gelmektedir.
Tarihte “Türk” adıyla adlandırılan ilk devlet “Gök-Türk Devleti” olmuştur. Coğrafî ad olarak “Türkiye” kavramı, tarihte ilk kez Bizans kaynaklarında yer almaktadır. VI. yüzyılda “Türkiye”, Orta Asya’yı ifade etmek üzere kullanılmıştır. IX. ve X. yüzyıllarda Volga’dan Orta Avrupa’ya kadar olan alana “Türkiye” adı verilmiş (Doğu Türkiye = Hazar ülkesi; Batı Türkiye= Macar ülkesi); XIII. yüzyılda Mısır ve Suriye de “Türkiye” olarak adlandırılmıştır. Anadolu ise XII. yüzyıldan itibaren “Türkiye” olarak tanınmıştır.
"Türk" adının kökeni ve anlamı, tarih boyunca birçok araştırmacı ve tarihçi tarafından incelenmiştir. Bu makalede, "Türk" adının etimolojik kökeni, tarihsel gelişimi ve coğrafi kullanımı üzerine kapsamlı bir inceleme yapılacaktır. Ayrıca, çeşitli kaynaklarda "Türk" adının nasıl ele alındığı ve bu adın Türk milleti ile olan ilişkisi değerlendirilecektir.
"Türk" adının anlamı ile ilgili olarak çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Tarihsel ve etimolojik olarak "Türk" sözcüğü; "güç, kuvvet, güçlü, kuvvetli, cesur, türeli (kanun ve nizam sahibi) ve türeyen, çoğalan" anlamlarına gelmektedir. Bu anlamlar, Türk milletinin tarih boyunca sergilediği özelliklerle uyumlu bir şekilde değerlendirilmektedir.
Tarihte "Türk" adıyla adlandırılan ilk devlet "Gök-Türk Devleti" olmuştur. Gök-Türkler, 6. yüzyılda Orta Asya'da büyük bir siyasi ve askeri güç olarak ortaya çıkmıştır. Bu dönemde, "Türk" adı sadece bir milletin adı değil, aynı zamanda bu milletin sahip olduğu kültürel ve siyasi değerlerin bir sembolü olarak görülmüştür.
Coğrafi ad olarak "Türkiye" kavramı, tarihte ilk kez Bizans kaynaklarında yer almaktadır. VI. yüzyılda "Türkiye", Orta Asya’yı ifade etmek üzere kullanılmıştır. IX. ve X. yüzyıllarda Volga’dan Orta Avrupa’ya kadar olan alana "Türkiye" adı verilmiş (Doğu Türkiye = Hazar ülkesi; Batı Türkiye = Macar ülkesi); XIII. yüzyılda Mısır ve Suriye de "Türkiye" olarak adlandırılmıştır. Anadolu ise XII. yüzyıldan itibaren "Türkiye" olarak tanınmıştır.
"Türk" adı, sadece bir etnik kimliği ifade etmekle kalmaz, aynı zamanda tarihin farklı dönemlerinde Türk milletinin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesini de simgeler. Türk milletinin tarih boyunca kurduğu devletler, kültürel zenginlikleri ve askeri başarıları ile "Türk" adının güç, kuvvet ve cesaret anlamlarını pekiştirmiştir.
"Türk" adının etimolojik ve tarihsel analizi, bu adın Türk milletinin kimliği ve tarihsel gelişimi ile ne kadar iç içe geçtiğini göstermektedir. Gök-Türk Devleti'nden başlayarak Anadolu'nun "Türkiye" olarak adlandırılmasına kadar uzanan süreçte, "Türk" adı, bir milletin kültürel ve siyasi kimliğinin simgesi olmuştur. Bu nedenle, "Türk" adının anlamı ve önemi, sadece tarihsel bir inceleme konusu değil, aynı zamanda Türk milletinin kimlik ve kültürünün bir parçası olarak değerlendirilmelidir.