VI. Protokol Yahudi olmayanların aristokrasisi, politik bir güç olma vasfını yitirdi. Onu hesaba katmamız gerekmiyor. Fakat sahip oldukları topraklar sayesinde hâlâ daha kendi kendilerine yetiyor olmaları bize zarar verebilir. Bu yüzden her ne pahasına olursa olsun, onları topraklarından söküp atmak bizim için en büyük mecburiyettir. Bu amaca en iyi şekilde, arazi vergilerini ve ipotek borçlarını artırmakla varılacaktır. Bu ayarlamalar topraklarını ellerinde tutmalarını zorlaştıracak ve onları aciz halde kayıtsız şartsız boyun eğmek zorunda bırakacak. Aynı zamanda ticaret ve sanayi, fakat en başata denge kuvveti rolü oynayacak olan vurgunculuğu (spekülasyon) yoğun bir şekilde desteklemeliyiz. Vurguncu sanayinin yokluğu, özel ellerdeki sermayeyi çoğaltır ve toprağı, üzerindeki banka borçlarından kurtararak tarımla ilgili faaliyetlerin yeniden yapılanmasını sağlar. Biz sanayinin, hem emeğini, hem de sermayeyi topraktan uzaklaştırmasını ve vurgunculuk sayesinde dünyanın bütün servetinin elimize geçmesini istiyoruz. Bu sayede Yahudi olmayanların hepsini işçi sınıfı saflarına katacağız. Yahudi olmayanlar, o zaman başka bir sebep için değil, sadece var olma haklarını koruyabilmek için önümüze eğilecekler. Yahudi olmayanların sanayisini tamamen çökertmek için, aralarında geliştirdiğimiz ‘lüks’ü vurgunculuğun yardımına çağıracağız. Çünkü lükse olan hırslı talepleri, her şeylerini yutup bitirecektir. İşçi ücretlerini artıracağız, ancak bu işçilere hiçbir yarar sağlamayacaktır. Çünkü, aynı zamanda temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını da artıracağız ve bunun sebebinin tarım ve hayvancılıktaki gerileme olduğunu iddia edeceğiz. İşçi sınıfını anarşi ve sarhoşlukla tanıştırırken, aynı zamanda dünyadaki bütün Yahudi olmayan aydınların kökünü kazıyacak önlemler almak suretiyle ikinci bir yerlatı yöntemini maharetle tatbikata koyacağız. Bu faaliyetlerinin hakiki mânâlarının Yahudi olmayanlar tarafından, zamanından önce fark edilememesine mani olmak için, kendi iktisadî nazariyelerimizin (teorilerimizin) yaygınlaştırma faaliyetleri enerjik bir şekilde devam ederken, bunları ‘işçi’ sınıfına hizmet etmek için duyulan ateşli bir talep ve Ekonomi-Politik bilimin büyük umdelerini(prensipleri) maskelerinin ardına gizleyeceğiz (Nilus, 2004: 200-201).
VI. Protokol, geniş kapsamlı bir strateji ve hedef seti sunan bir belgedir. Bu belgenin anlaşılabilmesi için, içerdiği bilgi ve anlayış çerçevesine dikkatli bir şekilde bakmamız gerekiyor. Çünkü bu çerçeve, belgenin hangi tür bir ilmi ve bilgiyi daha iyi anlamamızı gerektirdiğini belirler.
Protokol, belirli bir ideoloji veya düşünce okulundan doğmuştur ve bu, özellikle ekonomik teorilerin ve politikaların uygulanması konusunda belirginleşir. Bu nedenle, VI. Protokol'ü daha iyi anlamak için, politik ekonomi, sosyal politikalar, toprak yönetimi, işçi hakları ve ekonomik spekülasyon gibi konulara hakim olmamız gerekmektedir.
Bu bilgiler, belgenin hedeflerine, uygulamalarına ve bu uygulamaların toplum üzerindeki etkisine dair daha derin bir anlayış kazanmamıza yardımcı olacaktır. Aynı zamanda, bu bilgiler bize, belirli eylemlerin neden belirli sonuçları doğurduğunu ve bu sonuçların toplumun genel yapısı üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu anlama fırsatı sunacaktır.
VI. Protokol'ün anlaşılması, sadece belgenin kendisini değil, aynı zamanda belgenin doğduğu ve uygulandığı tarihsel, politik ve ekonomik bağlamı da anlamamızı gerektirir. Bu bağlamın anlaşılması, belgenin neden var olduğunu ve belgedeki önerilerin neden önemli olduğunu anlamamıza yardımcı olacaktır.
Sonuç olarak, VI. Protokol'ü daha iyi anlamak için, belgenin hedeflerini ve stratejilerini belirleyen bilgi ve anlayış çerçevesine dikkat etmeliyiz. Aynı zamanda, belgenin doğduğu daha geniş bağlamı anlamaya çalışmalıyız. Bu şekilde, belgenin sunduğu bilgileri daha geniş bir perspektiften değerlendirebilir ve belgenin neden var olduğunu ve belgenin sunduğu önerilerin neden önemli olduğunu daha iyi anlayabiliriz.
VI. Protokol, geniş kapsamlı bir strateji ve hedef seti sunan bir belgedir. Bu belgenin anlaşılabilmesi için, içerdiği bilgi ve anlayış çerçevesine dikkatli bir şekilde bakmamız gerekiyor. Çünkü bu çerçeve, belgenin hangi tür bir ilmi ve bilgiyi daha iyi anlamamızı gerektirdiğini belirler.
Protokol, belirli bir ideoloji veya düşünce okulundan doğmuştur ve bu, özellikle ekonomik teorilerin ve politikaların uygulanması konusunda belirginleşir. Bu nedenle, VI. Protokol'ü daha iyi anlamak için, politik ekonomi, sosyal politikalar, toprak yönetimi, işçi hakları ve ekonomik spekülasyon gibi konulara hakim olmamız gerekmektedir.
Bu bilgiler, belgenin hedeflerine, uygulamalarına ve bu uygulamaların toplum üzerindeki etkisine dair daha derin bir anlayış kazanmamıza yardımcı olacaktır. Aynı zamanda, bu bilgiler bize, belirli eylemlerin neden belirli sonuçları doğurduğunu ve bu sonuçların toplumun genel yapısı üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu anlama fırsatı sunacaktır.
VI. Protokol'ün anlaşılması, sadece belgenin kendisini değil, aynı zamanda belgenin doğduğu ve uygulandığı tarihsel, politik ve ekonomik bağlamı da anlamamızı gerektirir. Bu bağlamın anlaşılması, belgenin neden var olduğunu ve belgedeki önerilerin neden önemli olduğunu anlamamıza yardımcı olacaktır.
Sonuç olarak, VI. Protokol'ü daha iyi anlamak için, belgenin hedeflerini ve stratejilerini belirleyen bilgi ve anlayış çerçevesine dikkat etmeliyiz. Aynı zamanda, belgenin doğduğu daha geniş bağlamı anlamaya çalışmalıyız. Bu şekilde, belgenin sunduğu bilgileri daha geniş bir perspektiften değerlendirebilir ve belgenin neden var olduğunu ve belgenin sunduğu önerilerin neden önemli olduğunu daha iyi anlayabiliriz.
VI. Protokol, insan doğası ve toplumları yönetme yöntemlerine dair geniş bir bilgi ve anlayış çerçevesi sunar. Bu belgenin karmaşıklığı, farklı düşünce okullarının ve akıl yürütme biçimlerinin bir araya gelmesinden kaynaklanır. İçeriği ve temel varsayımları üzerine düşünmek, belgenin hangi dünya görüşünü ve insan doğasını kabul ettiğini anlamamızı sağlar.
Belge, güç ve kuvvet üzerine pragmatik ve stratejik bir yaklaşımı vurgular. Bu, insanların doğasını ve toplumları yönetme yöntemlerini derinlemesine düşünme eğilimini içerir. Ancak, bu yaklaşım genellikle ahlaki değerler ve erdemlerden yoksundur, bu da belgenin belirli bir dünya görüşünü ve ahlaki anlayışı yansıttığını gösterir.
VI. Protokol, Kur'ani Açıdan İnsan Olmanın (Teb’bud) Şartları ve İnsanlığın (Teb’bud) Sıfatları çerçevesinde incelendiğinde, belgenin bu düşünce ve varsayımlarının daha net bir şekilde anlaşılabilir. Bu çerçeve, belgeyi anlamamızı ve belgedeki düşünce ve varsayımların nereden geldiğini ve neden önemli olduğunu anlamamızı sağlar.
Bu çerçeve, özellikle belgenin insan doğası hakkındaki düşüncesini anlamamıza yardımcı olur. Bu düşünce, belgenin insan doğasını ve toplumları yönetme yöntemlerini nasıl anladığını ve bu anlayışın belgenin genel hedefleri ve stratejileri üzerindeki etkisini gösterir.