XV. Protokol Biz krallığımızı kuruncaya kadar geçecek süre içinde şöyle bir yöntem izleyeceğiz. Dünya üzerindeki bütün ülkelerde Hür Mason Locaları kuracağız ve çoğaltacağız. Bu localara sosyal ve kamuda şöhret yapmış ve şöhret kazanabilecek herkesi çekeceğiz. Çünkü bu localar bizim başlıca haber alma kaynaklarımız ve etkileme vasıtalarımız olacaktır. Bütün locaları bizden başka kimsenin bilmeyeceği, Siyon büyüklerimizden oluşan bir Merkezi İdare heyeti çatısı altında toplayacağız. Bu locaların her birinin kendi temsilcisi olacak ve bu temsilciler yukarıda belirttiğim Merkezi İdare Heyeti’nin gizli kalmasını sağlayacaklar. Bu localarda bütün devrimci ve liberal unsurları birbirine bağlayacağız. Bunlar toplumun her kesiminden bir araya getirilmiş kişiler olacaktır. En gizli siyasi planlar tarafımızdan haber alınacak ve bu planlar daha planlayıcılarının düşündükleri gün bizim ellerimize düşeceklerdir. Uluslararası polis teşkilatlarının hemen hemen bütün ajanları bu locaların üyeleri arasında olacaktır. Yahudi olmayanların en akıllılarının dahi biraz pohpohlanınca ne kadar şuursuz budalalar haline gelebildiğini, aynı zamanda küçücük bir başarısızlığın bile- aldıkları alkışların kesilmesi kadar değilse de- onları ne kadar kötü etkilediğini ve tekrar başarılı olmak uğruna boyun eğmiş köleler gibi nasıl küçüldüklerini tahmin bile edemezsiniz. Onlar aslan gövdelerinin içinde koyun ruhu taşırlar ve kafalarını karıştırmak çok kolaydır. Büyük Bilgelerimiz ne kadar ileri görüşlüymüşler ki, daha eski çağlarda, gerçek amaca giden yolda hiçbir sebeple durulmaması ve bu amaç uğruna verilecek kurbanların ehemmiyetinin olmadığını söylemişlerdir. Yahudi olmayan koyun sürüsünden kurban edilenlere hiç ehemmiyet vermiyoruz. Her ne kadar kendi ırkımızdan da birçok kurban verdiysek ırkımızı Yahudi olmayanların hayal bile edemeyecekleri bir mevkiye getirdik. Yahudi olmayanlara oranla çok daha az sayıda olan kendi kurbanlarımız, ırkımız yok olmaktan kurtulmak için kendilerini feda ettiler. Ölüm herkes için kaçınılmaz bir sondur. En iyisi bu sonun, görevimizi yapmamıza mani olanlara, bu görevi baltalayanlara bizden daha yakın olmasını sağlamaktır. Gerektiğinde Masonlar’ı dahi, kardeşliğin korunmadığı gibi gerekçelerle idam ederiz. Sadece ölümle cezalandırdıklarımız değil, gerekirse hepsi normal bir hastalıktan ölmüş gibi ölürler. Bunu bildikleri sürece, kardeşlik dahi itiraz etme cüretin gösteremez. Bu yöntemlerle, masonlar arasında düzenimize karşı çıkabilecek olanları köklerinden söküp atarız. Böylece bir yandan Yahudi olmayanlara liberalizmi telkin ederken, diğer yandan kendi insanımızın ve ajanlarımızın sorgusuz sualsiz itaat etmelerini sağlarız (Nilus, 2004: 232-234).
XV. Protokol, belirli bir amaca ulaşmak için kullanılan bir yöntemi anlatıyor. İlk olarak, hedeflerine ulaşmak için Hür Mason Locaları'nın dünya üzerindeki tüm ülkelerde kurulacağını ve çeşitli sosyal ve kamu alanlarında tanınmış kişileri bu localara çekeceklerini belirtiyor. Bu localar, bilgi toplama ve etkileme aracı olarak kullanılacak. Ancak bu yöntem, Kur'ani açıdan insan olmanın şartları ve sıfatlarıyla çelişiyor.
Tezekkür, Tedebbür, Teakkul, Tefekkuh ve Tefekkür açısından bakıldığında, protokolde belirtilen yöntemlerin bu prensiplere aykırı olduğunu görebiliriz. Bu yöntemler, bireylerin düşünme ve anlam çıkarma yeteneklerini baskılar, onları bilgiye ulaşma çabasından alıkoyma eğilimindedir.
Aynı şekilde, Cesaret, Hikmet, Basiret, Feraset, Gayret, Hayret, Hasret, Nusret, Mesveret, Dirayet, Hamiyet, Fazilet, Hazâket, Merhamet ve Adâlet gibi Kur'ani insanlık sıfatları da bu protokol yöntemleriyle uyumlu değildir. Protokol, bireylerin cesaretini, basiretini ve merhametini sınırlar, feraset ve hikmet kullanımını engeller ve adâlet duygusunu zedeler. Ayrıca, bu yöntemlerin bir sonucu olarak, bireylerin fazilet ve dirayet sıfatları zayıflar. Dolayısıyla, bu protokol, Kur'ani insanlık prensipleri ve sıfatlarıyla uyumsuzdur.
1. Anti-Protokol: Protokolün zıttı, belirli bir düzen veya prosedürü reddeden veya ihlal eden davranışları ifade eder. Örneğin, toplantılarda geleneksel protokollere uymamak.
2. Bilim Dışı Tartışmalar: Bilimsel kanıtlara dayanmayan, genellikle kişisel görüşler veya spekülasyonlar üzerine kurulu tartışmalardır. Örneğin, komplo teorileri veya mitler.
3. Barış ve İşbirliği Politikaları: Şiddet ve yıldırma politikalarının zıttı, insanlar arasında anlaşmazlıkları çözmek için barışçıl ve işbirliği temelli stratejileri ifade eder.