[XXII. Protokol
](https://fatihekler.notion.site/XXII-Protokol-f78d2c3c1c54430e83583a1d857f441a)
https://youtu.be/Qdl0szoKm4s?si=emeCEFLA0itZHyH5
Siyonizm Nedir? Siyonizm, din ve devleti kat’iyetle birbiriden ayırmaz. Buna göre dini hürriyet kazandıktan sonra mutlaka siyasi hürriyet hayata geçmelidir. Dolayısıyla Siyonist Devlet, laik bir devlet değil; Yahudi Şeriatı’na göre yönetilecek bir devlet olacaktır.Bugünkü İsrail Şeriat Devleti gibi.. Siyonistlerin bu ideallerini muharref Tevrat şu şekilde çizmektedir: “O zaman Rab bütün milletleri önünden kovacak ve sizden büyük kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız. Ayak tabanınızın bastığı her yer sizin olacaktır. Sınırınız çölden Lüban’dan ırmaktan, Fırat ırmağından garp denizine kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak, Allah’ınız Rab size söylediği gibi dehşetinizi ve korkunuzu ayak basacağınız bütün diyar üzerine koyacaktır.”(Tevrat, Tesniye bölümü,12/25) Bunun için dini hürriyetin neticelenmesiyle siyasi hürriyetin meydana gelmesi için Politik Siyonizmi hayata geçirmek icab ediyordu. Bunu da ilk defa dillendiren ve hayata geçirmek için ölünceye kadar bu uğurda mücadele eden Siyozmin babası olan Theodor Herzl’dir. Siyonizmin canlanmasında asıl hamleyi bu kişi yapmıştır.1860’da doğup, 1904’de ölen, gazetecilik yapan Dr.Theodor Herzl,1896 yılında “Der Jundenstaat”(Yahudi Devleti) ismiyle bir risale yayınlayarak Siyonist teşkilâtın doğmasına sebep oldu.1897 yılında İsviçre’nin Basel şehrinde Birinci Siyonist teşkilât toplandı. Ve,meşhur protokollerin bu toplantıda görüşüldüğü tahmin edilmektedir. Siyon Dağı efsanesi ise, Hz. Davut’un oğlu olan ve Kudüs başşehir yapıldığı krallığın başına geçen Hz. Süleyman “Siyon” dağında “Süleyman Mabedi”ni inşa ettirmiştir. Yahudi geleneğine göre “Beyt Hamikdaş”(Kutsal Ev) denilen bu mabedin “Siyonizm”in dünya hakimiyetinde mühim bir yere sahiptir (Anadol, 2004: 15). Süleyman Mabedini Siyon dağında inşa ideali Yahudiler için bir semboldür. Asıl inşa etmek istedikleri dünyaya hakim olma mefkuresidir. Bunu da şu anda başarmış durumdadırlar. Protokol nedir? Siyonizmin hedeflerine vakıf olabilmemiz için, evvelemirde Siyon Protokolleri’nin mahiyetini, mânâsını; protokollere zemin teşkil edecek fikrî arka plânı teşhis ve teşhir etmemiz gerekiyor. Bundan sonra da protokolleri teferruatlıca tahlile tabi tutacağız. Protokol kelimesi, Yunanca protos(ilk) ve kolla (tutkal) kelimelerinden teşekkül etmiştir. Protokoller, Yahudilerin “Hareket Plânı Taslakları” mânâsına gelmektedir (Nilus, 2004: 127).Yahudi tarihinde buna benzer bir çok taslak varolmuştur. Pek azı açığa çıkmıştır. Ancak umumi olarak müşterek noktaları aynıdır. Prensipleri hep iki yüzlülüğe dayanır. Aşağıda nakledeceğim belge ile daha sonra açıklayacağımız protokoller birbirinin nasıl devamı olduğuna delil teşkil edecektir. İstanbul Yahudileri Prensi 1492 senesinde, İspanya başhahamı (Chemor), merkezi İstanbul’da bulunan Yahudi Parlamentosu’na (Grand Sanhedrin) İspanyol kanunundan dolayı kendisinin kovulmak üzere olduğunu yazar ve ne tavsiye edeceklerine dair bir mektup yazar. Şöyle bir cevap alır: “Musa’nın yolundaki aziz kardeşim, katlanmak zorunda kaldığın talihsizlikleri ve endişelerini aktardığın mektubu aldık. Bu duyduklarımızın acısı içimize işledi. Büyük Baba ve Hahamın tavsiyeleri şunlar: 1-İspanya Kralının seni Hıristiyan olmaya mecbur ettiğini yazdığına gelince, onun istediğini yap, aksi taktirde daha sonra istesen de yapamazsın. 2-Mallarını yağma etme emrine gelince: evlatlarını tüccar yap, onlar da küçük küçük, Hıristiyanların mallarını yağmalasın. 3-Canına kastetmek istediklerine gelince, evlatlarını doktor ve eczacı yap, onlar da Hıristiyanlar’ın canlarını alsınlar. 4-Sinagoglarını tahrip etmek istemelerine gelince; evlatlarını rahip ve kilise üyeleri yap, onlar da Hıristiyanların kiliselerini tahrip etsinler. 5-Şikayet ettiğin birçok sıkıntı verici olaylara gelince, evlatlarını avukat ve hukuk adamları olarak yetiştir ve onların devlet işlerini karıştırdıklarını ve Hıristiyanları senin boyunduruğun altına sokarak, dünyaya hakim olmanı ve onlardan intikam almanı sağlamalarını izle. 6-Sana verdiğimiz bu tavsiyelerden sapma, çünkü bunları yaparak, senin ne kadar utanç verici durumlara düştüklerini göreceksin ve gerçek güce ulaşacaksın. (İMZA) İstanbul Yahudileri Prensi” (Nilus, 2004: 128-129). Siyonist Telâkkî Siyonizmin ruhuna vakıf olabilmemiz için, Siyonist telâkkîye bakmak mecburiyetindeyiz. Theodor Herzl, Yahudi Ulusu’ndan ne anladığını şöyle tarif etmektedir: “ Size ulustan ne anladığımı söyleyeceğim. Ve siz de bu ifadeye özne olarak Yahudi’yi ilave edebilirsiniz. Benim aklımdaki ulus mefhumu(kavramı), müşterek düşmanlarına karşı birbirlerine kenetlenen tarihî bir insan topluluğu olarak ifade edilebilir. Bu ulus mefhumuna benim bakış açım. Eğer siz bu tarife Yahudi kelimesini ilave ederseniz, benim Yahudi ulusundan ne anladığımızı bulursunuz.”(Nilus, 2004: 28). Herzl, Yahudi ulusunun dünyaya matuf (yönelik) fikrini şöyle ifade ediyor: “ Düştüğümüz zaman, devrimci, işçi sınıfı, devrimci partinin küçük memurları oluruz. Fakat kalktığımız zaman, işte korkunç gücümüz o zaman ortaya çıkar.” (Nilus, 2004: 28). Herzl’in bu fikrini destekleyen Lord Eustace Percy (Canadian Jewish Chronicle) şu şekilde bir izahatta bulunuyor: “Liberalizm ve nasyonalizm, Yahudi mahallelerinin kapılarını açtı ve Yahudi’ye eşit vatandaşlık hakları önerdi. Yahudi batılı dünyaya çıktı, gücü ve gücün ihtişamını gördü. Gücü kullandı ve bundan büyük keyif aldı” (Nilus, 2004: 29). Yahudi düşünce tarzı; Yahudi olmayan her türlü plâna muhalif olmasıyla meşhurdur. Monarşist’e muhalif olarak cumhuriyetçinin yanıdadır; cumhuriyetçinin yanında ,sosyalistir; sosyalistin karşısında da Bolşevik’in yanında yer almaktadır. 1903 yılında yapılan VI. Siyonist Kongresi’nde alınan kararlar muvacehesinde I. Dünya Harbi’nin çıkacağını kat’iyetle bildiklerinden (kendileri plânlamıştı) savaş süresince gelişmeler ve neticeleri üzerinde uzun uzun tahlil ve planlar yapılarak, Yahudilerin bundan nasıl kârlı çıkacağı üzerinde müzakereler yapılmıştır. Oynayacağı rol hülâsa edilmiş, tespit edilen plân ve program savaştan sonra hayata geçmiştir. Tarih, bunu bize göstermiştir (Nilus, 2004: 31). New York’ta çıkan “The New Palesrin” isimli gazetenin Nisan 1923 nüshalarından birinde şunlar yazılmaktadır. “Zannediyoruz ki, Birinci Dünya Savaşı’nın başlıca iki neticesinden birisi de Yahudi Devleti’nin kurulması olduğunu tarih bize gösterecektir. Biz, bütün dünyayı bunun için savaşa soktuk ve yendik” (Anadol, 2004: 57). Siyon Protolleri Siyon Liderlerin Protokollerine gelecek olursak, bunların 24 adeti gün ışığına çıkmıştır. Protokoller çok uzun olduğu için göze çarpanlarını özetleyerek naklececeğim. Çok dikkatli okunmalıdır. Bunların hayata geçip geçmediğini, komplo teorileriyle uğraşılıp uğraşılmadığını tarihî hakikatlerle yüzleşildiğinde görülecektir. Tarihi bilmeyen; hele hele yakın tarihi gerçek mânâda idraktan mahrum olanlar milletine hizmet edemezler. İstikbale güvenle bakamazlar. Tarihî hakikatler karşısında üç maymunu oynayıp kafasını kuma gömenler; belirli mihrakların “komplo teorileri” safsatalarına inanırlar. Ondan sonra da elin adamı senin üzerinden dünya hakimiyetini devam ettirir. Hem de acımasızca.. Kendi elimizle kendisine hizmet ettirerek.. Onun için dikkatli olmak mecburiyetindeyiz. Tarihi iyi okuyup yorumlamalıyız. Meselelere ciddiyetle eğilip, millî ve dâva şuuruna sahip olmalıyız. Şimdi amaçlı protokollere geçebiliriz. Unutulmasın, bu protokoller 1897 yılında Dr. Theodor Herzl’in başkanlığında I.Siyonist Kongre’de İsviçre’nin Basel şehrinde tartışılmış ve karara bağlanmıştır.
Teknik Terimler ve Açıklamaları:
Soru ve Cevaplar:
Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar:
Teknik Terimler ve Açıklamaları:
Soru ve Cevaplar:
Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar:
Siyonizm, din ve devleti birbirinden ayırmaz ve dini hürriyetten sonra siyasi hürriyetin gelmesi gerektiğini savunur. Bu ideoloji, Theodor Herzl tarafından ilk kez dile getirilmiştir. Siyonizm, Yahudi ulusunun dünyaya hakim olma mefkuresini temsil eder. Siyon Protokolleri, Siyonizmin hedeflerini belirler ve bu protokoller 1897 yılında I. Siyonist Kongre'de tartışılmış ve karara bağlanmıştır.
Siyonizm, Yahudi ulusunun dünya hakimiyeti amacına hizmet eder ve Theodor Herzl bu ideolojiyi ilk kez dile getirir. Siyonist Protokoller, Siyonizmin hedeflerini belirler ve bu protokoller 1897 yılında I. Siyonist Kongre'de tartışılmış ve kabul edilmiştir. Siyon protokolleri, insanların içgüdülerine, güç ve kuvvet üzerine yoğunlaşırken, ahlaki değerler ve erdemlerden ziyade pragmatik ve stratejik bir değerlendirmeyi öne sürer. Bu protokollerin üzerine kurulu olan Siyonist düşünce, güç ve kuvveti üstün tutar ve bu yaklaşım, çeşitli teb’bud sıfatlarıyla ifade edilir. Bunlar arasında cesaret, hikmet, basiret, feraset, gayret ve dirayet bulunur. Ancak protokoller, adâlet değerini göz ardı eder ve "Hayret", "Hasret", "Nusret", "Mesveret", "Hamiyet", "Fazilet", "Hazâket" ve "Merhamet" gibi insani değerler ve ahlaki erdemlerle ilişkilendirilen diğer sıfatlar protokolde belirgin bir şekilde eksiktir.
Metinden çıkan argümanlar ve bakış açıları, "vicdan", "ahlak", "örf", "şeref", "adet" ve "namus" kavramlarını, Siyonist düşüncenin pragmatik ve stratejik değerlendirmeleri aracılığıyla genellikle göz ardı etmektedir. Bu kavramlar, genellikle bireylerin ve toplumların ahlaki ve etik değerlerini, doğruluk ve dürüstlük anlayışını ifade eder. Ancak, Siyonist düşüncenin ve Protokollerin öncelikli olarak güç ve kuvvete odaklanması ve ahlaki değerler ve erdemlerden ziyade pragmatik ve stratejik değerlendirmeleri ön plana çıkarması, bu kavramların anlaşılması ve değerlendirilmesi üzerinde belirgin bir etki yaratmaktadır. Bu durum, bu kavramların toplumlar ve bireyler için taşıdığı önemin ve değerin azaltılmasına veya göz ardı edilmesine yol açabilir.
Teknik Terimler ve Açıklamaları:
Soru-Cevap:
Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar:
Teknik Terimler ve Açıklamaları:
Soru-Cevap:
Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar:
Teknik Terimler ve Açıklamaları:
Soru-Cevap:
Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar:
Teknik Terimler ve Açıklamaları: